|
serdar aydoğanwrote:
Sevgi Rahip mezarlıktaki işini bitirmek üzereydi . O anda elli yıllık karısını kaybeden 78 yaşındaki adam : " Onu ne kadar çok sevdim ." diyerek çığlık çığlığa ağlamaya başlamıştı . Yaşlı adamın yaşlı sesi törenin asil sessizliğini bozmuştu . Mezar başındaki diğer aile bireyleri ve dostlar şok olmuslardı , utanç içindeydiler . Yetişkin çocukları alı al moru mor babalarını yatıştırmaya çalıştılar : "Tamam , baba . Seni anlıyoruz ." Yaşlı adam gözlerini dikmiş kazılan mezara yavaş yavaş inen tabuta bakıyordu ...
Rahip törene devam etti . Törenin sonunda , aile bireylerini ölüm töreninin kapanışı olarak tabutun üstüne toprak atmaya çağırdı . Yaşlı adam hariç hepsi sırayla toprak attılar . Yaşlı adam hala : "Onu ne kadar çok sevdim" diye sesli sesli konuşuyordu . Kızı ve iki oğlu konuşmasını engellemek istediler , ama o devam etti , "Onu sevmiştim !" Kalabalık mezarlığı terk etmeye hazırlanırken , yaşlı adam gitmemekte direniyordu . Gözlerini mezara dikmiş bakıyordu . Rahip yaklaştı : "Kendinizi nasıl hissettiğinizi biliyorum , ama gitme zamanı geldi . Buradan ayrılmalı ve kendimizi hayatın akışına bırakmalıyız ." dedi . Yaşlı adam çaresizlik içinde bir kez daha "Onu ne kadar çok sevdim ."diyerek söylendi . "Beni anlamıyorsunuz ," dedi rahibe "ama ben bunu ona sadece bir kere söyleyebildim ." Zil çalmadığı sürece zil değildir . Şarkı söylenmediği sürece şarkı değildir . Sevgi gönlümüzde tutsak olsun diye yaratılmamıştır . Sevgi insanlara verdiğiniz sürece sevgidir ...
6 days ago
|
|
|
serdar aydoğanwrote:
O demde ki perdeler kalkar perdeler iner. Azraile hoş geldin diyebilmekte hüner. (N. Fazıl)
6 days ago
|
|
|
serdar aydoğanwrote:
Bir gün, bir adam ellerini açıp yalvardı:
"Allahım! Konuş benimle!" Tam o sırada bir çayırkuşu adamın bahçesinde en son şarkısını söylüyordu. Ama adam çayırkuşuna hiç kulak vermedi ve yakarmaya devam etti: "Allahım! Benimle konuş!" Az sonra hava aniden kapandı, gökgürültüsü ve şimşekle birlikte kuvvetli bir yağmur başladı. Fakat adam bunlara hiç aldırış etmedi, yakarmaya devam etti: "Allahım! Seni görmeme izin ver!" O böyle yalvarırken, sağanak yağmur sona ermiş ve güneş bütün ihtişamıyla ışıklarını adamın evine kadar taşımaya başlamıştı. Fakat adam bu manzaraya aldırış bile etmedi. Her gün gördüğü birşey değilmiydi bu? Yalvarmaya devam etti adam: "Bana bir mucize göster Allahım!" Böyle yalvarırken, yakınlardaki evlerden birinden yeni doğmuş bir bebeğin ağlayışları geliyordu kulağına ama o bunu da farketmedi. Üzüntüsünden ağladı, ağladı... " Cevap ver bana Allahım! Burada olduğunu bilmemi sağla!" Tam o an, bir kelebek gelip adamın koluna konmuştu. Ama görmemekte, duymamakta ve bilmemekte ısrar eden adam öbür eliyle kelebeği iteleyip kovdu. Sonra da: "Allahım!" Neden, neden bana bir cevap vermiyorsun?" diye ağlayıp, yakınmaya devam etti...
6 days ago
|
|
|
serdar aydoğanwrote:
Ne karanlık kar bu !
Ne biçim pirinç bu siyah ! Ayaklarım donuyor İçim öyle eziliyor ki Bir tabak lâpa olsa şimdi Anamın hanımelleriyle pişirdiği Akpak ve onun elleriyle sıcak Bir tabak lâpa olsa Anamın pişirdiği Bir tabak lâpa Lâpa ... Olmayacak da olsa Ne güzel dua
June 13
|
|
|
serdar aydoğanwrote:
ALLAH"IM
BU GÜN ÖMRÜMDEN, BİR SANİYE, BİR DAKİKA, BİR SAAT, DAHA BİTTİ... ALLAH"IM Senin sevdiğin şeylere bakmıyorsa bu gözlerim, Gözlerimi kapat ALLAH"IM... Senin sevdiğin şeyleri, Söylemiyorsa bu bu dilim, Dilimi tut ALLAH"IM... Senin sevdiğin şeyleri, Tutmuyorsa bu ellerim, Ellerimi tut ALLAH"IM... Senin sevdiğin yerlere gitmiyorsa bu ayaklarım, Ayaklarımı yürütme ALLAH"IM... Seni anmıyorsa bu KALBİM, Kalbimi durdur ALLAH"IM... BU GÜN ÖMRÜMDEN, BİR SANİYE, BİR DAKİKA, BİR SAAT, DAHA BİTTİ... ALLAH"IM...
June 10
|